20 Mart 2015 Cuma

Futbol İçin Savaşan Komşular: El Salvador & Honduras

1969 yılı, Dünya tarihinin en ilginç, en orijinal savaşlarından birine tanıklık etmiştir. Bu savaşın aktörleri Orta Amerika Kıtası’nın iki mütevazı ülkesi El Salvador ve Honduras iken sebebi ise “futbol”dur, evet futbol!

Gelin bu savaşla ilgili ayrıntılara girmeden evvel, o dönemlerde bu iki komşu ülkenin fiziksel ve demografik bazı özelliklerine ve birbirleriyle olan ilişkilerine, yani savaşın arka plânına kısaca göz atalım.

El Salvador ve Honduras

Orta Amerika’nın yüzölçümü bakımından en küçük ülkesi olup aynı zamanda nüfus yoğunluğu en fazla olan ülkesi El Salvador (km² başına 160 kişi) 1960’lı yılların sonlarına doğru yaklaşık üç buçuk milyonluk bir nüfusa sahipti ve topraklarının büyük bir kısmı toprak ağalarının elinde bulunuyordu. Bu da köylülerin –yani, nüfusun yaklaşık yarısının- toprakla bir şey yapamaması anlamına geliyordu.

Honduras ise komşusuna göre yaklaşık altı kat daha büyüktü ve nüfusu da neredeyse üçte bir oranında azdı. Bu durum El Salvadorluları komşuya göç etmeye zorluyordu. Ve nitekim Honduras’a göçen ve orada yerleşim yerleri kuran El Salvadorlu göçmenlerin sayısı birkaç yıl içinde 300 bini bulmuştu. Orada hem toprak edinip bunu işliyorlar hem de fabrikalarda çalışarak geçimlerini sağlıyorlardı.




Honduras ekonomisinde ise işler iyi gitmiyordu. Devlet Başkanı Oswaldo Lopez Arellano, bu kötü gidişattan El Salvador’dan gelen göçmenleri sorumlu tutuyor ve çözüm önerisi olarak bu göçmenlerin sahip olduğu toprakları ellerinden alıp Honduraslılara dağıtmayı içeren bir toprak reformu yapmayı düşünüyordu. Böylelikle iki ülke arasındaki ilişkiler hem halk, hem devlet başkanları hem de medya nezdinde hayli gerginleşti.

Müsabakalar

İşte, böyle bir atmosferde bu iki ülkenin futbol takımları 1970’de Meksika’da düzenlenecek olan Dünya Kupası’na katılmak üzere birbirleriyle eşleştiler. Bu sıradan olması gereken eşleşme, nelere gebe olacaktı, eminim kimse tahmin dahi edememişti… Hadi, şimdi oynanan maçlara bir göz atalım…

Statü gereği iki ülke arasında rövanş usulü maçlar oynanacaktı. İlk maç Honduras’ın başkenti Tegucigalpa’da 8 Haziran 1969’daydı. Her iki ülke medyası da müthiş bir propoganda uyguluyor, provokatif milliyetçi yayınlar yaparak ortamı daha da geriyorlardı. Maçtan önceki gece Honduraslı fanatik taraftarlar El Salvador teknik ekibinin kaldığı otele gelerek müthiş bir gürültü yapacak ve futbolcuların rahat uyumalarına izin vermeyecek ve bu emeklerinin karşılığını da alacaklardı.

Honduras, maçın son dakikasında Roberto Corduna’nın kaydettiği golle sahadan 1-0 galip ayrılacaktı. Bu gol Honduras için hayati önem taşıyordu ancak El Salvadorlular için “ölüm” demekti. 18 yaşında genç bir kız, Amelia Bolaños, bu acıya dayanamayacak ve babasının silahıyla kendisini kalbinden vurarak hayatını sonlandıracak ve ertesi gün ülkenin El Nacional gazetesi bu olayı “Genç kız, vatanının yıkılışına tahammül edemedi.” diyerek manşetten verecekti. Genç kızın cenaze töreni bir devlet törenine dönüşecek; başkan da dahil tüm devlet erkanı ve El Salvador milli takımı törende hazır bulunacak ve tören televizyondan naklen yayınlanacak; Amelia Bolaños, son yolculuğuna bir şehit edasıyla uğurlanacaktı.

İkinci maç 15 Haziran’da El Salvador’un başkenti San Salvador’da oynanacaktı. İlk maçta yaşanan otel olaylarının da rövanşıydı aynı zamanda bu maç. Honduraslı futbolcular da tıpkı ilk maçta El Salvadorluların yaşadığı akıbete uğrayacak ve geceyi uykusuz geçireceklerdi. Ayrıyeten havalimanından otele, otelden maça ve yeniden havalimanına gidene kadar sürekli zırhlı araçlarla ve koruma ordusuyla korunacaklardı. Maç, El Salvador’un 3-0’lık üstünlüğüyle sona erecek ve maçtan sonra Honduras teknik direktörü “Kaybettiğimiz için çok şanslıyız.” diyecekti.

Üçüncü maç, tarafsız bir ülkede, Meksika’da, Aztec Stadyumu’nda 27 Haziran tarihinde oynanacaktı. Maçtan önce El Salvador devlet başkanı Fidel Sanchez Hernandez, takımın teknik direktörünü evine çağırarak bu maçın ülke için bir “haysiyet meselesi” olduğunu ona hatırlatacak ve mutlaka kazanmaları gerektiğini söyleyecekti. El Salvador Juan Ramón Martínez’in 10. ve 29. dakikada attığı gollerle 2-0 öne geçmesine rağmen Honduras bulduğu iki golle skora denge getirecek ve maçı uzatmalara taşıyacaktı. Uzatmaların 101. dakikasında José Antonio Quintanilla El Salvador’u 3-2 öne geçirecek ve  takımını 1970 Dünya Kupası’na taşıyacaktı. Maçın ardından iki ülke arasındaki tüm siyasi ve diplomatik ilişkiler kesilecekti.

Ve savaş başlıyor…

Normalde hikayenin burada bitmesi gerekirdi. İki takım birbirleriyle eşleşiyor ve onlardan “biri” turu geçen taraf oluyordu. Binlerce kez yaşanmış olan sıradan bir durum. Ama burada böyle bir şey söz konusu değildi ve hikaye aslında daha yeni başlıyordu…

Her iki ülke medyası milliyetçi ve provokatif yayınlarını zirveye taşıyorlar ve iki halk arasındaki husumet, nefret, şiddet günden güne artıyordu. Honduras’ta yaşayan El Salvadorlu göçmenler kimi zaman ölümle sonuçlanan saldırılara maruz kalıyorlardı. Derken 14 Temmuz akşamı Honduras’ın başkenti Tegucigalpa’da bir bomba sesi duyuldu. El Salvador hava kuvvetleriydi bu bomba sesinin sahibi. Uzun bir süredir bir nevi “kavga” olarak süren olaylar artık resmen bir savaşa dönüşmüştü. Futbol Savaşı resmen başlamıştı!

Daha güçlü durumda olan El Salvador ordusu başkent Tegucigalpa’ya girmiş ve iki ülke arasındaki karayolunu kontrolü altına almıştı. İlerleyiş bir süre daha devam etmiş ve Honduras’ın güneydoğusunda bulunan Nueva Ocotepeque şehri ele geçirilmişti. Ancak kısa süre sonra El Salvador ordusu beklenmedik bir halk direnişiyle karşılaşacak ve Honduras hava kuvvetlerinin de El Salvador’daki stratejik konuma sahip petrol rafinerilerini ve önemli merkezleri bombalamaya başlamasıyla “skora denge gelecekti”.

Amerikan Devletleri Örgütü (Organization of American States-OAS)’nün çabalarıyla 18 Temmuz’da ateşkes sağlandı. Savaş yaklaşık 100 saat sürmüştü. Bu yüzden literatüre 100 hours war (100 saat savaşı) olarak da geçecekti.

Sonuç

Futbol maçları neticesinde kazanan El Salvador olmuştu ancak savaşın bir kazananı yoktu; diğer bütün savaşlar gibi. Savaş berabere bitmiş, her iki ülke de birbirine karşı üstünlük sağlayamamış, bir şey elde edememişlerdi. Ama savaş süresince her iki taraftan da iki binin üzerinde insan hayatını kaybetmiş ve zaten zayıf ekonomilere sahip olan ülkeler daha da zayıflamış ve iki ülke arasındaki sınır kapatılmıştı.

Öte yandan yaklaşık 130 bin El Salvadorlu göçmen, ülkelerine dönmek zorunda kalmış ve bu durum ülkede pek de hoş karşılanmamıştı. Nitekim kendi nüfusuna yetemeyen bir ekonomiye 130 binlik bir nüfus daha eklenmişti. Bu durum 1979-92 yıllarında ülkede yaşanacak olan İç Savaş’ın da sebeplerinden biri olacaktı.

Honduras ile El Salvador devlet başkanları ancak 2006 yılında bir araya gelecek, sınırı açacak ve el sıkışacaklardı.


Bir sonuç cümlesi de 1970 Dünya Kupası’na dair: El Salvador; Sovyetler Birliği, Meksika ve Belçika ile birlikte 1.grupta yer almış ve grubu puan alamadan, gol atamadan, kalesinde dokuz gol görerek son sırada tamamlayarak turnuvaya veda etmiştir. Kupayı müzesine götüren ise finalde İtalya’yı 4-1 ile geçen Brezilya olmuştur. 



Kaynakça: 
Ryszard Kapuscinski, "The Soccer War"
Yuriy Veytskin, "The Soccer War"
Simon Kuper, "A Game of Life and Death"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Cittaslow (Yavaş Şehirler)

Her şeyin "hızlı" yaşandığı, çabuk tüketildiği, büyük bir koşturmaca ve hengâme içerisinde; sürekli tüketerek, iletişimden yoksun,...