15 Ekim 2014 Çarşamba

Vuslat

"Elbet bir gün buluşacağız..." diye bitirmiştim İspanya'ya dair söyleyeceklerimi.

"Bu garip bir veda olacak, çünkü aslında hep içimdesin." diye fısıldamıştım dönüp yüzümü Granada'ya. Ve o da bana "Seneler sonra bana dönüşün bir mahşer gününe de rastlasa beni unutma" diye karşılık vermişti.

Unutmadım.

O gün virgül koyduğum anılarıma kısmetse Cuma günü itibariyle kaldığım yerden devam edeceğim. Bu sefer yalnız olmayacağım üstelik; yanımda iki dostumu da götüreceğim. Onlar da tanışacak Puerta del Sol ile, La Rambla ile, Parc Güell ile; onlar da kaybolacaklar Cordoba Camii'nin kolonları arasında ve onlar da seyredecek Alhambra'yı, Albaicin'in penceresinden...

Bu iki haftalık süre boyunca bir de "komşu ziyareti" yapacağız. Cebelitarık'ın diğer tarafına uğrayacağız dört gün için. Marrakech'te başlayacak olan komşu ziyaretimiz Casablanca ve Rabat ile devam edip yine Marrakech'te son bulacak, Endülüs'ün başkenti Sevilla'ya dönmek üzere...

Madrid'de başlayacak olan bu "vuslat", on üç gece 14 günün sonunda yine Madrid'de nihayet bulacak.

Tabi Allah nasip ederse.

Tam iki yıl aradan sonra İspanya, tüm misafirperverliğiyle beni bekler. İki hafta yeterli değil tabi bu kavuşma için ama buna da şükür.

Şimdilik..

Selametle...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Cittaslow (Yavaş Şehirler)

Her şeyin "hızlı" yaşandığı, çabuk tüketildiği, büyük bir koşturmaca ve hengâme içerisinde; sürekli tüketerek, iletişimden yoksun,...