3 Nisan 2013 Çarşamba

Üsküp 1

Gezinin ilk ayağını Priştine'de geçirmiş ve artık Üsküp'e doğru yol alma zamanımız gelmişti. Daha önceden edindiğimiz bilgilere göre saat 17.00'de Priştine'den Üsküp'e gidecek bir otobüs  vardı ve yolculuk aşağı yukarı 3 saat sürecekti. İbrahim Amca bizi otogara bıraktı ve bilet almak üzere otogara girdik. Merak edenler için söyleyeyim, Priştine-Üsküp otobüsleri 5.5 Euro civarında.
Ha bu arada otogar dediysem de Türkiye'deki otogarlar aklınıza gelmesin sakın, son derece küçük alanlara kurulmuş ve yine son derece eski, bakımsız otobüslerden oluşan bir otobüs durağı hayal edin, işte aşağıdaki gibi.

                          (Priştine Otogar ve Priştine-Üsküp hattı otobüsü)

İlk sınırdan geçme heyecanını da bu güzergahta yaşadık haliyle. Önce Kosova'dan çıkışta Kosova polisi otobüse girdi ve pasaportları toplayıp birkaç dakika sonra gelip pasaportları dağıttı ve gitti. Bir iki dakika sonra da aynı prosedür Makedonya'ya girişte yaşandı. Ülkeler arası geçişlerde çıktığınız ve gireceğiniz her iki ülkeden de pasaport kontrolüne tabi tutuluyorsunuz. Sorunsuz geçen rutinlerin ardından yolculuğumuz tamamlandı ve Üsküp'e vardık. Şehre girdiğimizde daha modern, daha Avrupai bir şehre geldiğinizi hemen fark ediyorsunuz. Fark ettiğiniz bir diğer şey ise T.C. Halk Bankası reklamlarının şehrin en önemli, en işlek caddelerinde ve binalarında boy gösterdiği oluyor. Gözlemlediğim odur ki Halk Bankası Makedonya'daki en önemli birkaç bankadan biri.

Otobüsten inip otogar çıkışına yönelir yönelmez etrafımızı Türkçe konuşan -belki de Türk- taksiciler sardı. Türk olduğumuzu nereden anladılar ki diye düşünedururken, gideceğimiz hostelin otogara yürüme mesafesinde olduğunu bildiğimizden dolayı onlarla diyaloğumuz adres sorma boyutundan öteye geçmedi. Aldığımız tarifler doğrultusunda çok kısa süre içinde kalacağımız, önceden rezervasyon yaptırdığımız Shanti Hostel'e ulaştık. Orada bizi karşılayan güzel Makedon kızları, kalacağımız yerin orası olmadığını, Shanti Hostel 2'den rezervasyon yaptırdığımızı söyledi ve bizi oraya götürmesi için bir arkadaşından rica etti. İki dakika sonra nihayet kalacağımız hosteldeydik.

İsminin Drago olduğunu hatırladığım genç hostel görevlisinin güleryüzlü karşılaması ve hostelin temizliği, rahatlığı, duşakabindeki su masajları vs. derken doğru bir seçim yaptığımız anladık. Üstelik hostel hem otogara, hem şehir merkezine, hem de Eski Üsküp denen, Türk nüfusunun yoğunluklu yaşadığı bölgeye yürüme mesafesindeydi ve geceliği sadece 20 lira civarındaydı; kahvaltı da dahildi.

Günün yorgunluğunu yataklarımıza uzanarak geçirdikten kısa bir süre sonra Üsküp'ü gece gözüyle keşfetmek üzere çıktık. 10 dakika yürüdükten sonra kendimizi şarkılarımıza konu olan "Vardar Ovası"nın bu güzel şehrinin eski ve yeni bölümlerini birleştiren köprüde bulduk. Tarihle moderni, eskiyle yeniyi, Makedonya ile Osmanlı'yı birleştiren bu bölgede bir saat kadar vakit geçirip fotoğraf çektirdikten sonra yemek yiyecek bir yer aramaya koyulduk. Üzerimizde Makedon parası bulunmadığından dolayı kartlarımızla yemek yiyebileceğimiz bir McDonald's bulduk ve günü kurtardık.

Yemekten sonra eski Üsküp'e gidip Türk kafelerinden birine gidip Demet Akalın'ın Türkan şarkısı eşliğinde nargile keyfi yaptık. Bu kadarını da beklemiyordum doğrusu. Yüzyıllardır Üsküp'te yaşayan, Üsküp'ün yerlisi olan Türk yurttaşlarımızın asimile olmadan günümüze kadar Türklüklerini, kültürlerini korumaları bizleri hem şaşırttı hem sevindirdi.


Üsküp'te ilk ve son gecemizi artık noktalayabilir ve kendimizi ertesi güne hazırlayabilirdik...



Tavsiyewww.hostelbookers.com üzerinden hostel rezervasyonu yaptırın.
               Shanti Hostel'de konaklayın.
               Yukarıda resmi bulunan Taş Köprü ve bulunduğu muhiti hem gece hem gündüz ziyaret edin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Cittaslow (Yavaş Şehirler)

Her şeyin "hızlı" yaşandığı, çabuk tüketildiği, büyük bir koşturmaca ve hengâme içerisinde; sürekli tüketerek, iletişimden yoksun,...